Bıyığını Balta Kesmez

Nedendir bilmem, kişilerin dayı dayı diğer anlamda kabadayıca davranışları, hoş olmamakla birlikte özellikle toplumumuzda pek bir makbul görülmektedir. Kabadayılığa dair bil(me)diklerimizi –ne kadar gerekli olduğu tartışılır ama- paylaşmak istiyorum bu yazımda sizlerle.

BIYIĞINI BALTA KESMEZ

Nedendir bilmem, kişilerin dayı dayı diğer anlamda kabadayıca davranışları, hoş olmamakla birlikte özellikle toplumumuzda pek bir makbul görülmektedir.

Kabadayılığa dair bil(me)diklerimizi –ne kadar gerekli olduğu tartışılır ama- paylaşmak istiyorum bu yazımda sizlerle. 

Kabadayılığın tarihine bir gözatacak olursak, 1550’li yıllarda “Zorba”larla başlar. Zorba kelimesi “zorbaz”dan gelmekle birlikte, Rumların ifadesinde “zorbas” olarak kullanılmıştır ve Roman argosunda ise hâlâ “zarbo” olarak kullanılmaya devam edilmektedir. O yıllardaki illegal kazançları, isyanlarda yangınlardaki yağmalamalardan sağlanmaktaymış. Suç teşkil eden davranışları ise daha ziyade taşrada eşkıyanın adam boğazlaması şeklinde olurmuş. 

Tarihin tuttuğu ışığa göre, Yeniçeri ocak nizamının bozulması ile birlikte kabadayılık iyiden iyiye yaygınlaşmış. 1559’dan itibaren “yasakçılık”tan faydalanarak Anadolu’nun asayişini ele geçirerek beylere ait mühim gelirleri zapt etmişlerdir.
Osmanlı zamanının meşhur bir fıkrası da şöyledir: Bir çelebi, oğluna her zanaatı öğretmiş bir tek kabadayılığı öğretememiş. Onu da bilsin diye mahalleden bir kabadayı çağırtmış. Oğluna kabadayılığı öğretmesini istemiş. Kabadayı, “Birbirimizin başparmağını ısıracağız. Kabadayılık zanaatı o’dur ki “ah” denmeyecek. Kabadayılık budur” demiş. Bu yüzden bu unsurlar güç gösterisinin yanı sıra “ah” dememeye dikkat ederler.

İpsiz Recep (Emice), Solak Ligor, Arap Hüsnü, Piç Ardaş, Odesalı Kosti, Şık Manol, Hiristo Anastasdiyadis (Hrisantos), Dündar Kılıç, Abdullah Palaz, İdris Özbir (Kürt İdris), Kürt Cemali, Çilli Burhan, Abdo Ağa…
Bir de Kocamustafapaşalı Muhterem… Topal Ömer’in (Ömer Lütfü Topal) Fındıkzade’de arkasından semte uyuşturucu sokmasını önlemek için kurşun sıkarak öldürdüğü gerçek bir İstanbul Beyefendisi olarak anılan, aynı zamanda da en harbisinden külhanbeyi olarak da bilinen ve mazlumun yanında olduğu bilinen bir kabadayıydı.  

Ayrıca tarihe kadın kabadayı olarak geçen Baltalı Hano gibi isimler tarihe mal olmuş kabadayılardır. 

Şimdi gelelim Baltalı Hano’ya… Tarihte bilinen onca erkek kabadayı varken, bir de sizlerle aşağıda hikâyesini paylaşacağım Hanzade’yi de öğrenin derim.
Bir zamanlar İstanbul'un Kasımpaşa ilçesi'nde Hanzade adında bir kadın yaşarmış. Kadının 12 yaşındaki oğlu ansızın sırra kadem basınca, kadın perişan olmuş, fellik fellik oğlunu aramış. Zabitlere, kolculara yalvarmış “varın bulun oğlumu” diye! Aylarca ses seda çıkmamış oğlundan.

Hanzade'nin sevgilisi semtin kabadayılarından biriymiş. “Sen oğlumu bulmama yardım etmiyorsun!” demiş. Adam hiç oralı olmamış ve gülüp geçmiş! Kadın, bu duruma çok içerleyip kızmış ve erkek giysileri giyip adamı takip etmiş. Bu takip sonucunda kahreden gerçeği öğrenmiş. Sevgilisinin gece naralar atıp haraç topladıktan sonra bir hamamda geceyi sonlandırdığına tanık olur. İçeri girdiğinde, oğlunu bir ‘hamam oğlanı’ olarak görür. Hamamı yakmak için bulunan odunların yanındaki baltayı kapmasıyla, oracıkta kim varsa sevgilisi dahil 21 kişiyi kıtır kıtır odun gibi kıyarak öldürmüş.  

Kadının haklı nedenleri olunca zamanın devlet yetkilileri bu gözü kara kadına ses çıkarmamışlar bu sefer de mahalleyi bir dedikodu almış yürümüş, Hanzade’nin oğlu öyle, Hanzede’nin oğlu böyle deyince, kadın yine çıldırmış ve almış baltayı eline mahalleyi Merzifon kasabı gibi doğramış.

İşte, o zamanlar Baltalı Hano olarak anılan İstanbul'un ilk "mafya anası" , "kabahalası" bu suçu nedeniyle kurşuna dizilerek öldürülmüş.

Dünden bugüne evrim geçiren kabadayılık kavramına bakacak olursak, askerlik gibi kutsal bir vatan görevini yapmamak uğruna çürük raporu alabilen kabadayıcıklar da bu kategorinin başka bir türü arasına girebilir mi dersiniz?

Hiçbir haklı gerekçe kabadayılığı haklı çıkarmamalıdır ve kabahati doğrudan çağrıştırmamalıdır. 

Aşkım Tan

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com