Bir Küçüğün Ramazan Günlüğü...

Güncenin içinde davulcu yok...

Bir Küçüğün Ramazan Günlüğü...

( Güncenin içinde davulcu yok. Herhalde Mahalleye hiç uğramamış. Neyse ben ekledim tamamlandı).

> Ramazan 1
> Bu gün evde bir acayiplik var.
> Herkes sessizce işine okuluna gidiyor.
> Annem 'Zeynep hadi sana kahvaltı hazırlayalım' dedi.
> Kimse yemek yemiyor, su içmiyor.
> Ablam bile!

Ramazan 5
> Önce diyet yaptıklarını sanmıştım.
> İzledim hepsini.
> Akşama doğru hepsi sessizleşiyor.
> Sofrayı hazırlayıp ezanı bekliyorlar.
> Onları böyle seyretmek, öyle hoş ki.
> Başka zaman, susmak bilmeyen ablamın bu hali içten içe güldürüyor beni.
> Ama gülmeye cesaretim yok.

Ramazan 9
> 'Niye böyle yapıyorlar?' Ablama sordum, 'Büyüyünce anlarsın..' dedi.
> Zaten başka ne der ki…
> Anneme sordum, Ramazan dedi.
> Babama sordum, Oruç dedi.

Ramazan 11
> Bu Ramazan ve Oruç isimli iki kişi, bizimkilere yeme-içme yasağı koymuş
> demek.
> Arkadaşım Fatma'ya sordum.
> Onun ailesine gündüzleri yemek yemiyor su içmiyormuş.

> Ramazan 14
> Kaşık çatal sesleri, konuşmalar duydum.
> Uyandım.
> Babama haber vermeye koştum, yatağında yok!
> Çaresiz, huysuz ablamın odasına koştum.
> O da yok!
> Korkmadım, Ben bu hırsızların hakkından gelirim!' dedim.
> Aldım elime paspasın sapını, aniden açtım mutfak kapısını.
> Sopamı havaya kaldırdım öylece kaldım oracıkta.
> Bizimkiler yemek yiyorlar!
> Vay uyanıklar.
> Gündüz Oruç ile Ramazan'dan korkup gece yiyorlar.
> Birde üstüme gülüyorlar…
> Korkaklar.

Ramazan 17
> Önceleri, Oruç ile Ramazan'ı bulup şikayet etmeyi düşündüm.
> Fakat ablamın yemek yemedikçe pamuk gibi yumuşadığını fark ettim.
> Babam ile Annem de artık tartışmıyorlar.
> O zaman devam.
> Belli ki Oruç ve Ramazan iyi kalpli iki amca.

Ramazan 19
> Her gün bize beyaz başörtülü teyzeler geliyor.
> Oturup birlikte Kur'an okuyorlar.
> Her zaman ki gibi mobilyadan, gelinden, kaynanadan, konuşmuyorlar.
> Ellerini açıp herkese dua ediyorlar.
> Sevim teyze de başını örtmüş.
> Çok da yakışmış

Ramazan 22
> Her şey aynen devam ediyor.
> Televizyonlar bile uslu uslu konuşuyor.
> Hepsi akşam ezan okuyor.
> İftar iftar deyip bütün şehir birden yemeğe başlıyor.
> Ne hoş.

Ramazan 24
> Oruç'u merak ediy orum.
> Geçen gün Ayşe teyzem Annemle konuşuyorlardı.
> Şöyle şöyle yaparsam Oruç bozulur mu?
> Yok böyle olursa Oruç kaçar mı?
> Demek ki Oruç, çok duygulu birisi.
> İnsanlar kötü bir şey yapınca bozuluyor.
> Kötülüğü gördüğü yerden kaçıyor.
> Oruc'u ve Ramazan'ı artık iyice merak ediyorum.
> Onlarla tanışmaya can atıyorum.

Ramazan 25
> Bu günlerde herkes Kadir gecesinden bahsediyor.
> Şimdiye kadar gecesi olan bir adam göremedim.
> Bu Kadir de kim?
> Bin aydan hayırlı gecesi varmış.
> O gece uyumamak, namaz kılmak, Kur'an okumak önemliymiş.

Ramazan 26
> İftarı çok sevdim.
> Akşam yemek yemeye İftar diyorlar.
> Gece yemek yemenin adı da Sahur.
> İftar sonrası eğlenceler oluyor.
> Babam camilere götürüyor bizi.
> Herkes sokaklarda, camide, neşe içinde.

Ramazan 28
> Merak içinde beklerken uyuyakaldım.
> Kadir, gecesiyle beraber gelmiş gitmiş.
> Ben göremedim.
> Anlayamıyorum.
> Bu yüzden ağabeyimi çok özlüyorum.
> Ablama soru sormaya kalksam, bana doya doya gülüyor.
> Sonra da arkadaşlarına anlatıyor, birlikte gülüyorlar.
> Sinir oluyorum.
> Abim uzak bir şehirde üniversitede okuyor.
> 'Abim ne zaman geliyor?' diye aneme soruyorum.
> 'Bayram gelsin, o da gelecek' diyor.
> Oruç, Ramazan, gece gelen Kadir'den sonra şimdide Bayram!..
> Soramıyorum 'Bayram kim?' diye.
> Neden o gelmeden abim gelemiyor?
> Belki de abimin arkadaşıdır.
> Çok özledim abimi.
> Bayram'ı da alsın gelsin tanışalım.

Ramazan 29 / Arefe
> Sonunda bir hanım ismi duydum.
> Arife diyemiyorlar mı ne?
> Arefe diyorlar.
> Niye Arefe?
> 'Arife' olması gerekmiyor mu?
> Yengemin adı gibi yani...
> 'Arefe geliyor, daha temizliği bitirmedik.' diyor Annem.
> Demek ki Arife teyze çok titiz.
> İyice telaşlandılar.
> Bir Bayram diyorlar, bir Arefe, harıl harıl çalışıyorlar.
> Temizlik yapılıyor.
> Yemekler hazırlanıyor.
> Anneme 'Bayram ne zaman gelecek?' dedim, 'Arefe'den sonra' dedi.
> Demek ki Bayram ile Arefe evli değil.
> Akraba da değil.
> Kafam karma karışık.
> Salih abim bi gelse de her şeyi bana anlatsa.

Ve Bayram geldi

> Sabah kalktığımda, herkesi kahvaltıda yakaladım!.
> Oruç öldü herhalde diye düşündüm.
> Gece Abim gece gelmiş.
> Sevinçten haykırdım.
> Çok özlemişiz birbirimizi.
> Bütün olanı biteni bir güzel anlattım Abime.
> Yüzüme bakarken, bana tebessüm ettiğini gördüm.
> Ablama sormamakla ne iyi ettiğimi anladım.
> Abimin tebessüm ettiği yerde, Ablam kahkaha atar.
> Abime küser gibi yaptım, hemen gönlümü aldı.
> Bana her şeyi baştan anlattı, bu sefer de ben gülmeye başladım.

Abimden söz aldım.
> Kimseye anlatmayacak, konuştuklarımızı yazmak için izin istedi.
> Ben de verdim..
> Ramazan günlüğü işte böyle ortaya çıktı.
> Abim buna bir de isim buldu: 5 Yaş Sendromu.
> Sendromu anlamadım.
> Ama olsun, Abime güveniyorum.
> Gerçi Ablam'a göre 4 yaşındayım.
> Annem 5 yaşında olduğumu söylüyor.
> Babam daha 4 yaşından gün almadı diyor.
> Abim bu konu beni aşar diyor.

Bayramı çok sevdim.
> Ama Ablam tekrar o sinirli haline dönecek diye, 
Ramazanın gidişine çok üzüldüm.

> Bizim için her gün Ramazan olsa!..
> Ne iyi olur. 

Derleyen ve resimleyen: Attila Saran

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com

KISA YOLLAR